7 Haziran 2012 Perşembe

Diyanete Danışalım


Zamanında benim dinimi istediğim gibi yaşamama izin verilmiyor diye ağlayan ve özgürlükten, hak, hukuk ve adaletten bahsedenler,şimdilerde neden herkes benim gibi benim dinimi yaşamıyor demeye başlamışlar ve insanların alenen özgürlüklerini kısıtlamayı kendilerinde hak görür olmuşlar.
Sadece bununla kalmamışlar, herkesin aynı dini yaşaması gerektiğini de utanmadan dile getirir olmuşlar.
Adım adım hedefe doğru ilerlemeye çalışıyorlar.
Önce kürtaj dediler, günlerdir herkes kürtaj konusunda ahkam kesiyor. En son Diyanet İşlerinden fetva geldi konu hakkında. Bir Allah’ın kulu da çıkıp, “hop kardeşim, sana ne oluyor. Sen bu ülkede sadece müslümanlar mı yaşıyor sandın, sana fikrini soran olmadı” demedi, diyemedi.
Şimdi bir mescit yasası konuşuluyor. Bilmem nerelerde mescit yapılası zorunlu hale getirilecekmiş. "Mescit nerden çıktı, öyle şey olmaz" denilince devletin bakanı (yanlış anlaşılmasın bir TC bakanından bahsediyoruz, İran yada Suudi Arabistan bakanından bahsetmiyoruz.) çıkmış, diyanetten görüş alınmasını uygun görmüş. Yani demek istiyor ki, ey halkım, sizler alışın artık, bundan sonra her konuda biz Diyanet İşlerine danışacağız, herkesi tek dinde toplayacağız, toplanmayanın da hakkından geleceğiz.
Bu işin bir bacağı, ikinci bacağı ise mescit konusu. Kardeşim, sen devlet olarak mescit yapılmasını zorunlu hale getiriyorsan o zaman bu ülkede yaşayan hristiyan ve musevi vatandaşlar için de dua odaları yapılmasını zorunlu hale getirmek zorundasın. Eğer biz cumhuriyet ile yönetiliyorsak bu işin gereği budur. Din farkı gözetmeden her vatandaşına aynı ilgi ve alakayı göstermek zorundasın.
Bunu sormayı akıl edemiyor mu acaba sevgili basınımız? Edemez olurlar mı hiç, onlar hepimizden uyanıklar ama maçaları yemiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder